‘Günce/L’ Kategorisi için Arşiv

Galiba…

Yayınlandı: 19 Nisan 2012 / Günce/L

Islak Kek

Yayınlandı: 28 Mart 2012 / Günce/L

Tarifi kaybetmemek için yazıyorum dikkate alınmasın 🙂

MALZEMELER

  1. 4 Yumurta
  2. 2 Su Bardağı Şeker
  3. 1 Paket Vanilya
  4. 1 Paket Kabartma Tozu
  5. 2,5 Su Bardağı Un
  6. 1 Paket Margarin
  7. 1 Paket Kakao
  8. 1 Su Bardağı Süt

HAZIRLANIŞI

  • Margarinden tepsiyi yağlayacak kadar kısmını ayırıp kalan margarini eritin.
  • Un ve Kabartma tozu hariç tüm malzemeleri karıştırıp çırpın.
  • Karışımdan bir su bardağı ayırın.
  • Kalan karışıma un ve kabartma tozunu ekleyerek tekrar çırpın.
  • Margarin ile yağlayıp hafif un serpiştirdiğiniz tepsiye karışımı dökün
  • 15-20 dk pişirin
  • Fırından çıkan kekin üzerine ayırdığınız karışımı dökün.
  • Soğuyunca beni çağırın 😉

Nerede Kalmıştık?

Yayınlandı: 05 Şubat 2012 / Günce/L, Sinema

Kendime not! Takip etmekte olduğum dizilerin izlemiş olduğum son bölümleri.. Sıralama rastgeledir.

  1. Alcatraz 1. Sezon 4. Bölüm
  2. The Vampire Diaries 3. Sezon 13. Bölüm
  3. Spartacus: Vengeance 1. Sezon 2. Bölüm
  4. The Walking Dead 2. Sezon 7. Bölüm
  5. Game of Thrones 1. Sezon 10. Bölüm
  6. Dexter 6. Sezon 12. Bölüm
  7. Person of Interest 1. Sezon 13. Bölüm
  8. Revenge 1. Sezon 13. Bölüm
  9. Breaking Bad 4. Sezon 13. Bölüm

Bu Aralar…

Yayınlandı: 02 Şubat 2012 / Günce/L

Rusça öğrenmeye çalışıyorum...

Kar yağdı buralara 🙂

 

Neredeyim?

Yayınlandı: 20 Ocak 2012 / Günce/L, Linux
Gözlüğümün sağ camında yer alan ve haliyle sağ çerçevenin cama tutunmasını sağlayan iki piminden biri kırılmış. Bugün gözlüksüzüm. Gözlerim kan çanağı! 😦 Ekrandaki yazıları seçemiyorum. Bunda Linuxtaki True Type mevzusunun da etkisi yok değil ama idare ediyorum şimdilik.
İngilizcedeki alfabenin(!!) 🙂 A-Z sıralamasında olup olmadığını telefonla soran süpersonik bir iş arkadaşım var! :S 🙂 Onun dünyasında latin alfabesinin Z-A diziliminde olabileceği hala büyük bir ihtimal olarak beynindeki yerini koruyor olmalı. Sıralamanın Y-B devamında ise A-Z şeklinde olduğunu söyledim bakalım ne olacak? 🙂
Bir şehrin, insanın yaşam şeklini nasıl katledebileceği ile ilgili çok acı bir tecrübeye sahibim üç yıldır.
Bu aralar işlerimi organize etmekte zorlanıyorum. Neyi? Ne zaman? Hangi zamana kadar? yapmam gerekiyor bir türlü düzgün bir not alma ve onlari takip etme sistemimi oturtabilmiş değilim. Bu da beni huzursuz ediyor. Bir yerde kilitlenecek mişim gibi hissediyorum. Bu sorunu altetmek için kendi ihtiyaçlarıma uygun bir PHP scripti yazmaya karar verdim. Aslında bu tür bir scriptim vardı fakat kendisini PHP 5.2 – 5.3 sürüm farklılığına kurban verdim. Üzülmüyorum çünkü eksiklikleriyle bunu hakediyordu! 🙂
Unutulması gerekenler unutuldu. Asla geriye dönülmeyecek noktalar tespit edildi. Kullanılmış olmanın dayanılmaz hafifliğinde sahte ama yer yer güzel mutluluklara erişilmiş olsa da bütün eski defterler açılmamak üzere kapatıldı.
Yeni ve güzel gelişmeler de olmuyor değil. Puznavaşlima? 🙂
Bundan bahsetmesem olmazdı. LinuxMint 12 kullanıyorum bir kaç haftadır. GNOME Shell ilk çıktığında bizi bekleyen masaüstü ortamı değişikliği açıkçası beni endişelendirmişti. Çok farklı gelmişti o zaman. Ama Linux’un en sevdiğim yani bu olsa gerek. Sürekli ve iyi yöne doğru giden bir değişim söz konusu. OPTIMUS teknolojisi yüzünden GNOME 3 kullanamayacağımı düşünmeye başlamıştım ki LinuxMint kurulumu ile durumun öyle olmadığını farkettim. GNOME 2 gibi güzel ve stabil çalışıyor şu anda.. Eski GNOME sürümlerine göre de oldukça estetik olmuş. Baloncuk menüler vs. çok hoş Özellikle Minty teması ile çok tatlı bir masaüstüne kavuşabilirsiniz. Mate‘i henüz denemedim. Ayrıca Cinnamon‘u da öyle.
Shell extentionlarını da mutlaka kullanmanızı tavsiye ederim.

Faf Piperka

Yayınlandı: 18 Temmuz 2011 / Ekran Görüntüsü, Günce/L, Linux

Mekanik ve de dijital saatlere bakılırsa 5 (+/-)  saat gibi bir süre boyunca zaruri ihtiyaç molaları dışında aralıksız konuşabildiğim tek insan… Sıkılmadan… saklamadan… olduğu gibi…

Hiç konuşmamış gibiyim oysa… görmemiş gibi… Çok garip ve üzücüdür… Pek çok güzel ve kısa süren şey için böyle hissedegelmişimdir ne yazık ki.. Elimde değil… Ancak kesinlikle hatırlıyorum! Eksik olan o hazzın tam şu anda etrafımı kuşatmıyor oluşu…

Bazen “Nasılsın/ız?”  diye soranlara şarjım yok derim… Bilen bilir… İşte tam o saatlerde… Ola ki biri soraydı… Kesinlikle “Şarjdayım… Sonraaa..” der… Başımdan savardım…

Bir ara RMS’nin göbeğinden bahsettiğimizi bile hatırlıyorum.. 🙂 Nasıl bir işte çalışmak istediğimizden… Ortak şirketimizin arka bahçesindeki çalınmış zamanlardan… Kat yerleşimlerinden… Değil mi Ubuntu? 🙂

Yere odaklı ve sağa sola savrulan sevimli kafa hareketleriyle dolu güzel bir gündü… 🙂 Haftanın tamamından daha güzel görünmesi ise ayrıca güzel…

“Güzel” dedim demişken…. 🙂 Yok yok… 🙂

Hakkı verilmiş en değerli anlarımdandı… En kısa zamanda çok daha uzunlarına…

Kak dasi zaburam Ubuntu? Ve beşe yetse kamatnu?

 

 

 

Üç’te Gelir Yemek Yaparım :)

Yayınlandı: 07 Haziran 2011 / Günce/L