Mart, 2011 için arşiv

Firefox 4 Çıktı!!

Yayınlandı: 24 Mart 2011 / Bilgisayar, Günce/L, Linux

Firefox 4 Çıktı
Tilkinin 4. nesil tarayıcısı çıktı.. İndirmek için: http://www.firefox.com

Belki de eskiden beri en vazgeçemediğim Windows programıdır kendisi. Macromedia Dreamweaver 8! Çok daha yeni sürümleri çıkmış olmasına rağmen bu eski dostumu terkedebilmiş değilim. Pardus 2011’i daha uzun süre destek alabileceğim bir dağıtımla değiştirme kararımdan sonra Ubuntu 10.04 LTS kullanmaya karar verdim. Gel gör ki bu eski dost Ubuntuda kuruldu lakin menüden tıkladığım zaman dostum karşıma çıkmadı!

Siz de Wine 1.3 altında Macromedia Dreamweaver 8’i çalıştıramayanlardansanız doğru yerdesiniz 🙂 Sorunu aşağıdaki adımları izleyerek çözebilirsiniz.

Winetricks’i menüden açalım.

Select the default wineprefix ‘i seçip tamam diyelim.

Install a Windows DLL or components’i seçip tamam diyelim

Açılan pencereden mdac28’i seçip kurun.

Sorununuz çözülecektir.

Ek:
Wine 1.3’ün kurulumu:
sudo add-apt-repository ppa:ubuntu-wine/ppa
sudo apt-get update
sudo apt-get install wine1.3

Dostlarınızı unutmayın 😉

GNU/Linux: Neden, Nasıl, Nereye?

Yayınlandı: 13 Mart 2011 / Linux

5 yıl önce GNU/Linux kullanmaya başladığımda neden bu kadar iyi bir işletim sisteminin dünyadaki kullanım oranı hala istatistiklerde %1-2 civarında diye sorup dururdum kendime. Ozamanlar bu sorunun kendimce cevabına ulaşamayacak kadar toy bir GNU/Linux kullanıcısıydım.

Bu aralar bu mevzuda kendime yeterli cevaplar verebilecek bir seviyede olduğum kanısındayım. Yazımın bu noktasından itibaren dile getireceklerim kendi tespitlerim. Muhakkak içerisinde hatalar eksikler olacaktır. GNU/Linux gibi bir mecrada durağanlığa kesinlikle yer olmadığı düşünülürse söyleyeceklerimdeki eksiklik ve hatalar, çok rahat henüz benim o konularda bilgi ve deneyim eksikliğim olduğu anlamına gelebilir 😉

Başlayalım;

  1. Bence en büyük sorunların başında paket yapısı ve dağıtım fazlalığı var. Diyeceksiniz ki bu özgür yazılımın doğası gereği böyle.. Haklısınız.. Ama bu güç dağınıklığı GNU/Linux’a kan kaybettiriyorsa bunda israr etmenin anlamı nedir? Günümüzde dağıtımlar aynı şeyleri tekrar edip duruyorlar. Farklı paket yapıları, farklı masaüstleri vs..

    Tek ve mevcut paket sistemlerinin tümünün bileşiminden oluşan, her birinin iyi yönlerini bir diğerinin kötü yönleriyle değiştirmek suretiyle yeni ve gerçekten sağlam bir paket yönetim sistemi, özgür yazılım dünyası için varsayılan olarak belirlenmeli diye düşünüyorum. Yani artık paket yönetim sistemleri için sıfırdan geliştirme süreçleri ortadan kalksın. Mevcut tüm birikimler bir araya toplanıp bir standart getirilsin.

  2. Dağıtım çeşitliliğine artık bir son vermenin zamanı geldi diye düşünüyorum. Çok daha başka önemli sorunları giderebilecek insan ve beyin gücüne neden aynı şeyler tekrar ettiriliyor ki? Aynı masaüstü yöneticisiyle çalışan 10 larca dağıtım var. 20’ye yakın farklı dağıtım kurup çeşitli sürelerde kullanmış biri olarak aralarındaki belirgin ve son kullanıcıyı ilgilendiren belirgin bir fark olmadığını görmüş olmak bana bu noktada bir hata yapıldığını düşündürüyor. Çoğunda tema ve ikon farklılığından öte bir değişiklik yok. Arka plandaki değişiklik ve iyileştirmeler ne olacak diyorsanız bunların tek bir dağıtımda toplanması bence daha mantıklı. Eğer PİSİ paket yönetim sistemi DEB ten daha iyiyse neden yada bazı yönleri daha iyiyse neden hem DEB hem PİSİ var? Mevcut durumda her iki sistemi kullanan kullanıcılar ve sistemler bazı şeylerden mahrum kalmış olmuyor mu? Ha! Eğer arkadaşım burası GNU dünyası her şey serbest bizim yaptığımız iyi bir geliştirmeyi onlar zaten alıp, kendi sistemlerine adapte edip kullanabilirler diyorsanız yine benim tezime katkı sunmuş olursunuz. Neden tek bir yerde yapılmıyor tüm bunlar? Bunu sağlayacak yapıyı neden GNU/Linux dünyası kurmuyor kurmadı?
  3. Bir başka aksayan nokta olarak gördüğüm mevzu ise GNU/Linux yazılımlarındaki yetersizlik. Belki çok ağır bir itham gibi gelse de durup düşünmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Bu savımı geçersiz kılan tek bir yazılım biliyorum son kullanıcı olarak o da Firefox. Bunun dışındaki yazılımların neden dünyada en çok kullanılan yazılımlar olmadığı konusu GNU/Linux neden en çok kullanılan işletim sistemi değil’in cevabı aslında. Özgür yazılım bugün hala örnek olarak Dreamweaver’in karşısına KompoZer ile çıkıyorsa burada oturup düşünmeliyiz. Tekrar tekrar Amerika’yı keşfetmek yerine yazılımların niteliklerini arttırmaya yönelik bir strateji ortaya konsa daha iyi bir yere gelir GNU/Linux diye düşünüyorum. Photoshop’a alternatif olarak sunduğumuz Gimp’in efekt işlemlerinde ekrana gelen ilerleme çubukları vb. pek çok gereksiz detay Linux yavaş ve beceriksiz bir işletim sistemiymiş izlenimi vermiyor mu sizce de? Bugün Inkscape, Corel Draw dan daha az tanınıyor ve biliniyorsa burada temel eksiklik nedir ne değildir?

Bu üç noktada Özgür Yazılım Vakfı vb. ana organizasyonların yönlendirme ve strateji belirleme noktasında adımlar atması gerektiği kanısındayım. Küçük ve sürekliliği her zaman risk taşıyan projelerin büyük ve daha güçlü proje ekiplerine dönüştürülmeleri Linux işletim sitemine muazzam bir ivme kazandıracaktır.

90’larda Almanya’daki Türklerin sorunlarını dile getirme misyonuyla hayatımıza giren Cartel çok büyük bir ilgi görmüştü… Cehennemden Çıkan Çılgın Türk! Çok uzun bir birliktelik sağlayamasalar da daha sonra Karakan ve Erci-e olarak bir süre daha devam ettiler dağılarak..

Pek çok kişiye göre yaptıkları müzik RAP olarak tanımlanamasa bile Cartel her zaman bana keyif vermiştir. Hepsi Benim! 2011’de yeni bir albüm çıkardılar. Onları tekrar dinlemek çok güzel…

Maziden bir video ile girdimize son verelim…

Ek:

Güneşli bir cumartesi günüyse günlerden bir de çaya eşlik eden bir çalışma paylaşalım;

Inkscape ile cartel logosu çalışması..